Haşarı...
Mutluluğu ekemiyor insan içine.
Ruhun çoktan kurumuşsa ne ekersen ek yeşermiyor,
soluyor üstelik.
Yerini hiç sevmiyor çünkü.
Haşarı bir ruh hiçbir güzelliğe,
mutluluğa yurt olmuyor.
Az güleyim, gülümseyeyim hayata heba ediyor bütün gülüşlerimi.
Ham düşler tutuyorum bazen tenhada,
umut besliyorum can evimde.
Suç üstü yapıyor,
idam fermanını imzalayıp tutuşturuyor küçük dünyamın eline.
idam fermanını imzalayıp tutuşturuyor küçük dünyamın eline.
Hemzemin oluyor göğüm oracıkta,
kamaşıyor, yağmurlar yağdırıyor içine ama ses edemiyor,
gürlüyor ama soluksuz, ışığı solmuş yıldırımlar çarpıyor bağrında.
Göğüm hala suskun...
Göğüm hala suskun...
Haşarı ruhum rahat biçmiyor çocukluğuma.
Bir gülüş, bir oyun bitmiyor içimde.
İzin vermiyor.
Farah